Sosyal Medyada Stratejinin Önemi

by Taci Yalçın on 29 Ocak 2010

in Sosyal Medya

Bugün çok sevdiğim arkadaşlarımdan Çağatay ve Gülnur‘la birlikteydim. Bu da günlük girişi gibi oldu ya, neyse doğrudan konuya gireyim. Çokça sosyal medyadan, internet sektöründen falan konuştuk. Mutfakta sigara içerken (Evet, mutfakta sigara içiyoruz. Gülnur salonda sigara içirmiyor! icon smile Sosyal Medyada Stratejinin Önemi ) Çağatay bir sosyal medya kampanyasından bahsetti. İsim vermeyeyim ama, tabiri caizse bir ürün lansmanının sosyal medya kampanyasıydı. Zaten Çağatay’ın fikirlerine güvenirim, ama eve gelince ilk işim kampanyaya bakmak oldu. Çünkü günümün büyük bölümünü sosyal medyada geçiren ben, bu başarılı(!) kampanyadan nedense haberdar olmamıştım.

Gördüğüm şey tabii ki tahmin ettiğim gibiydi. Onlarca platformda açılmış bilgi kirliliği yaratmış onlarca profil, yaratılmış saçma sapan bir ana site (aslında blog ama öyle konumlandırılmış), birden fazla blog oluşturma aracında açılmış bloglar, kampanyayı besleyici ufak bir strateji olsa iyi olabilecek, fakat tüm kampanyanın üzerine kurulduğu bir anafikir ve son olarak da yarım yamalak paylaşılmış içerikler, sürpriz hediyeler (!) ve kendi bloglarında ne kadar başarılı olduklarını anlatan, yaptıkları şeyin Türkiye’de ilk olduğunu iddia eden sübyan (yaş anlamında değil) ajans (:p) kurucuları…

Fotoğraf her şeyi anlatıyor aslında. Ama biraz da bu konu üzerine bir şeyler çiziktirmeye yarar var. Çok başarılı bir sosyal medya kampanyası olduğunu iddia ettikleri için üzerine eğileceğim bu konunun. Yoksa amacım kimseyi karalamak falan değil.

Bir sosyal medya kampanyası neye göre başarılı kabul edilebilir?

Bunun birçok kriteri vardır ve birlikte değerlendirilmelidir, fakat ülkemizdeki genel algı “takipçi sayısının” olduğu yönünde. Elbette takipçi sayısı da önemlidir kuşkusuz. Fakat sizin Facebook sayfanızda sizi takip eden 1000 küsür kişi bir başarı kriteri olamaz. Eğer sizi 1.000.000 kişi takip ediyorsa ve bu kişileri türlü çakallıklarla bulmadıysanız, kim ne derse desin başarılısınızdır eğer kriter “takipçi sayısıysa.” 1000 küsür kişiyi iki üç arkadaş bir araya gelerek Facebook’taki arkadaşlarına teker teker mesaj atıp birkaç gecede herkes yapabilir. Diyelim ki tamamen organik bir şekilde bu 1000 küsür kişi o sayfada bir araya geldi. Eeee? Hani başarı? Eğer sizin kampanyasını yapmaya çalıştığınız şey dünyaca ünlü bir film ve aynı zamanda yıllardır bir fenomen haline gelmişse, bu sayfanın kendiliğinden en iyimser tabirle onbinlerce hayran toplaması gerekmez miydi? Pazarladığınız şey sıradan, yeni çıkmış, başarısız veya kimsenin haberdar olmadığı bir ürün değil ki. Bir fenomen. Dünyaca ünlü bir fenomen.

Diğer platformlara göz gezdirdim. Hepsinde de takipçi sayıları yerlerde. Twitter‘dan 30 küsür, FriendFeed‘den 80 küsür, Myspace‘ten Tom dahil 10 küsür vs. Sosyal medya kampanyasında başarı deyince akla ilk gelen tabir olan takipçi sayısını yaratamadınız. Peki neye göre başarılı olduğunuzu iddia ediyorsunuz? Tatmin edici rakamlar toplasaydınız ve başarılı olduğunuzu iddia etseydiniz yine bir nebze anlardım (ama yine de başarılı olduğunuzu kabul etmezdim) ama takipçi sayılarınız yerlerdeyken neye göre başarılı olduğunuzu iddia ediyorsunuz?

Evet, bu soru aklımdan geçti ve elbette bir şeylere dayanıyorlardır diye düşünerek diğer platformlara göz gezdirdim. Blogcu, Blogger ve WordPress.com‘da üç ayrı (bunlara ek olarak ana siteleri de hem yazılım, hem de kullanım açısından bir blog) blog açmak nasıl bir mantığın ürünüdür ben anlayamadım. Gerçekten anlayamadım. Düşündüm, düşündüm.. Bir sigara yaktım bir daha düşündüm… Çıkamadım işin içinden. Her birinin konusu ve hitap ettiği kitle ufak da olsa farklılıklar taşısaydı yine bir nebze anlardım. (Ama yine kızardım neden tek bir blogda farklı kategoriler açmadınız diye) Ama bunu anlayamıyorum.. Kafam kalın.

Hadi videolarını Youtube ve Vimeo gibi farklı video sitelerinde paylaşması mantıklı ve yapılması gerekir. Farklı komünitelerin genelde farklı kullanıcıları olur. En azından o anda o videoyu izleyecek kullanıcı barındırabilme ihtimaline karşı bile olsa bunu yaparsınız. Fakat ben “blog okursam WordPress’ten okurum arkadaş” veya “Blogcu forever bacanak, ne o öyle ecnebi bloglarında yazıyorlar” diyen bir tane insan evladı görmedim. Neden aynı içeriği farklı bloglarda paylaşarak hem ortalığı, hem de zaten stratejiden uzak kampanyanızı kirletiyorsunuz? İçinizden biri bile “naapıyoruz lan biz?” demedi mi? Dememiştir..

Sosyal medya kampanyaları diyerek genel konuşuyoruz. Türkler olarak genel konuşmayı çok severiz biz. O açıdan bu yazılık beni mazur görün. İlerde detaylarına inip çeşitlerinden bahsedeceğim. Fakat bugün bu kampanyadan bahsederken böyle konuşasım geldi!

Bir sosyal medya stratejisi oluşturmak ciddi bir süreçtir. “Bütün” araçları kullanıp içerik pompalamaktan başka bir şey yapmazsanız eğer, bu bir sosyal medya kampanyası olmaz. Pardon, olur ama son derece başarısız bir sosyal medya kampanyası olur. Bunu herkes yapabilir. Ve şimdiye kadar bu tarz yapılan tüm işler de başarısız olmuşlardır. En azından ben başarılı olanını görmedim. (Gerçi bu başarılı kampanyayı da görmemişim, büyük hata!)

Bu bloga başlamamın en önemli nedeni de bu işte. Bu algıyı yıkmak. Ve gerçekten başarılı sosyal medya kampanyaları nasıl inşa edilir, elimden geldiğince buna katkıda bulunmak. Eğer faydalı ve çoğu zaman özgün bilgiler sunamazsam; bana ulaşabilir ve tüm açık sözlülüğünüzle “kapat bu blogu” diyebilir, küfürler savuşturabilirsiniz. Eğer gerçekten haklıysanız ve bu blogun kapanmasından bir pazarlama profesyoneli, sosyal medya meraklısı ya da herhangi biri mutsuz olmayacaksa, kapatırım zaten. (Ama siz söylemeden ben farkederim bunu gibime geliyor.) icon smile Sosyal Medyada Stratejinin Önemi

İyi seyirler efendim.

{ 3 comments… read them below or add one }

Volkan Eylül 16, 2010, 01:26

Öncelikle blogunuzu severek takip ettiğimi belirtmek isterim.
Açıkçası yukarıda belirttiğiniz kampanyayı çok merak ettim.

Cevapla

gabriela olaru Ekim 13, 2010, 06:50

3 aydır kurumum için stratejisini oluşturmaya çabalayan biri olarak, haydi yapalım ,oldu bitti, ah ne kolay diyenlerden müzadiribm:9 ancak konuyla alakalı kendinig eliştiren, takip eden, okuyan ve yazan kişi sayısı artıkça, işimizin önemi de daha çok anlaşılacaktır. O zamana kadar bend e “3 ayda bitiremedin ne stratejiymiş be ” diyen arkadaşlarımı püskürtmeyed evam edebilirim :)

Cevapla

Taci Yalçın Ekim 13, 2010, 06:53

Merhaba Gabriela, blogumda seni gördüğüme sevindim :)

Bence de sen püskürtmeye devam et. Yavaş yavaş elimizden geleni yaparız biz de onlar öğrenene kadar :)

Cevapla

Leave a Comment

{ 2 trackbacks }

Previous post:

Next post: