Ne yapıyoruz?

Kategori: Sosyal Medya Tarih: 31 Ocak 2010

Bir önceki “sosyal medyada stratejinin önemi” başlıklı yazımda, sosyal medya stratejisinden şimdilik (bazı büyük ajansların yaptıkları dışında) tek anladığımızın tüm platformları hunharca kullanmak olduğunu belirtmiştim. Konuya uzak olanlar için veya buna katılmayanlar için klasik bir örnekle durumu daha iyi anlatmaya çalışayım.

Sosyal medya kirliliği

Evet, sosyal medya stratejisinden anladığımız şey bu ve biz sosyal medyayı kirletiyoruz. Yani bu, interneti yaşam ortamı olarak kabul edersek çevre kirliliğine eşdeğer. Buna sosyal medya kirliliği diyebiliriz. Zaten yaban ellerde buna “social media overload” deniyor. Yine realize edersek örneği, bu şuna benziyor:

Bir sabah işe gitmek için kalkıyorsunuz. Kahvaltınızı yaparken televizyonu açıp X markasının reklamını görüyorsunuz. Sonra gazeteye göz atarken yine X markasının reklamını görüyorsunuz. Üzerinizi giyinip evden çıkacakken, evinizin önünden kurum arabasıyla ve tepesinde megafonla bağır çağır yine aynı marka geçiyor. Arabanıza gidiyorsunuz, tam binecekken arabanızın ön camına bu markanın broşürünün sıkıştırıldığını görüyorsunuz. Arabanızla iş yerine doğru ilerlerken radyoda yine bu markanın reklamını duyuyorsunuz. İş yerine gittiğinizde masanızda bu markanın broşürüne rastlıyorsunuz. Telefonunuza mesaj geliyor, bakıyorsunuz ve bu markanın tanıtım mesajı. Bilgisayarı açıp maillerinizi kontrol ediyorsunuz, yine bu markanın tanıtımını içeriyor. Akşam eve dönüyorsunuz, posta kutunuzu kontrol ediyorsunuz, durum aynı. Tam eve girecekken kapı aralığında yine bu markanın broşürü.

Abarttım mı? Reele göre evet. Ama sanal dünyada yapılan şey de tam olarak bu. O zaman siz de abartmayın. Aynı insanlara farklı kanallardan ulaşmak yerine, farklı kanallardan farklı insanlara ulaşın. Elbette kesişim kümesinde kalan insanlar olacaktır. Fakat platform seçmeden/kullanmaya başlamadan önce düzgün bir strateji belirlerseniz; kesişim kümeniz de oldukça küçük olacak ve başını ağrıttığınız insan sayısı, herkesinkinden daha az olacaktır.

2 Yorum: Ne yapıyoruz?

Efe

Ocak 31st, 2010 at 15:38

aslında gerçekte verdiğiniz örnek abartılı değil. özellikle GSM operatörleri tam da bunu yapıyorlar. 7/24 onların reklamlarını görmekten bıktım artık! kendi rekabetlerini bu kadar milletin gözüne sokmalarına hiç gerek yok. hepsinden tiksindim valla! tv’de GSM operatörü, radyolarda onlar, internette onlar, sms ile reklamlarını yine yapıyorlar, otobüs duraklarında onlar, okulda, kantinde her yerde reklamları! yollar yine aynı şekilde gelin bize taşıyın numaranızı yok şöyle olur yok böyle olur… herhangi bir GSM markası söylemiyorum çünkü hepsi aynı şeyi yapıyor! sosyal medyada da görmek istemiyorum ben şahsen bu GSM şirketlerini. çünkü tek yaptıkları bilgi kirliliği yaratmak. her hafta yeni kampanya yapılır mı? hergün tv’ye reklam verilir mi? tüm sosyal medyacılardan ricam bu şirketleri geleneksel medyada tutun :) yıllarca da gelmesinler sosyal medyaya…

admin

Ocak 31st, 2010 at 20:54

Çok haklısınız. Ama işin içinde büyük bütçeler olunca onlar istedikleri yere istedikleri şekilde girerler merak etmeyin :)

Yorumlayın...

Improve the web with Nofollow Reciprocity.

Sosyal Marka

SosyalMarka, Türkiye'de markalar ve kişiler için sosyal medyayla ilgili kapsamlı bir kaynak olması amacıyla hazırlanan bir blogdur. Lütfen RSS üyesi olun veya Bültene kaydolun.

Göz atın...

  • Tarayıcınız Flash Player'ı ya desteklemiyor ya da engelliyor.

Kategoriler

Bağlantılar

View taciyalcin's profile on slideshare
data recovery