Sosyal medya takibinin ülkemizde henüz çok yeni bir kavram olduğunu belirtmekle birlikte; aslında dünyada da pek gelişmiş olduğunu söyleyemeyiz. Fakat ne kadar önemli olduğunun pazarlama profesyonelleri farkındalar ve sürekli bu alanda çalışmalar yapıyorlar; yeni araçlar keşfetmeye ve geliştirmeye çalışıyorlar. Çünkü çoğu araç birbirinin taklidi şeklinde ve sınırlı özellikler sunmaktan öteye gidemiyor.
İşte bu noktada, diğerlerinden az da olsa öne çıkan araçları değerlendirmekte fayda var. İncelediğim 100′den fazla ücretsiz aracın içinden bazılarını sizlerle paylaşacağım.
Bazı araçları yeni başlayanlar için, bazılarını da pazarlama profesyonelleri için önereceğim. Bu yazımda yeni başlayanlar için olan araçları değerlendireceğim. Yani hepimizin bildiği şeyleri. Pazarlama profesyonelleri bu yazıyı şu ana kadar okuduysalar hemen bırakıp bir başka yazıya geçsinler. Kendilerini muhtemelen ilkokulda derse giren üniversite öğrencisi gibi hissedeceklerdir.
Öncelikle sosyal medya takibi nedir ve neden yapılmalıdır bundan bahsedelim. Sosyal medya takibi (izleme, dinleme) markamız hakkında online mecralarda neler konuşulduğunu, bizden şikayeti olan müşterilerimizin/takipçilerimizin nelerden şikayet ettiklerini, markamızdan beklentilerini, markamızla yaşadıkları olumlu deneyimleri, kısaca “arkamızdan konuşulan” olumlu veya olumsuz birçok şeyi görebilmemizi sağlar. Tabii cümle böyle olunca markamız için çok müthiş olacağını düşünüyoruz. Kuşkusuz öyle de, fakat mükemmel bir sosyal medya takibi sağlamak 2010 yılı içinde pek mümkün olmayacak gibi. Özellikle SEO çılgınlığının ve az da olsa teknoloji yetersizliğinin bunda büyük etkisi var. Marka takibini terimlerle yapmak zorundayız ve ana unsurumuz “terimler” olunca; oluşan bilgi yığını ve kirliliğini ayıklamak da oldukça zor oluyor. Birçok sitenin “kendi” arama motorları bile çok doğru sonuçlar vermezken; hiç girmediğimiz, adını bile duymadığımız platformlarda hakkımızda neler konuşulduğunu %100 olarak bulabilmemiz de şu an için pek mümkün görünmüyor. Yine de markamız için oldukça faydalı olacak bazı araçları değerlendirmekte fayda var.
Yeni Başlayanlar İçin:
“Marka” adı altında genel tabirlerle konuştuğum için, birçok markanın işine yaramayacak ya da çok az yarayacak bilgiler verebilirim. O yüzden bu yazı dizisinin ilerleyen bölümlerinde onlar da işlerine yarayacak araçları bulabilecekler.
Öncelikle ilk işimiz bizim hakkımızda konuşulanları öğrenmek değil de, “bizim adımıza” konuşanlar var mı, onları tespit etmek olsun. Çünkü sosyal medya gerçekten de sayısız karakterde insan barındırıyor. Ruhumuz bile duymadan birileri bizim adımıza konuşuyor olabilir. Bunu geç farketmenin sonuçları da tahmin edeceğiniz gibi felaket olur. Müşterileri yanlış yönlendirme, marka kimliğini zedeleme, iki yüzlü tavır takınıp çaktırmadan bizim dilimizle rakibimize müşteri yönlendirme gibi birçok kötü sonuçla karşılaşabiliriz. Amerika’da bu tarz olaylar sıkça oluyor ve ülkemizde de görmemiz 2010 yılı dahilinde kaçınılmaz gibi.
Bu bağlamda ilk yapmamız gereken, sosyal medyadaki ilk ve en önemli varlığımızı; ismimizi kontrol etmemiz anlamına geliyor. Sosyal medya takibiyle ilgileniyorsanız, web sitenizin olduğunu varsayıyorum ve ondan sonraki en önemli şeye, kullanıcı adları konusuna geliyorum. Şu siteyi kullanarak isminizi bir kez girerek birçok sosyal medya platformunda kullanıcı adınızın alınıp alınmadığını görebilirsiniz. Önemli olanları ve kullanmamız gerekenleri ilerleyen yazılarda paylaşacağım. Fakat siz benim ilerki yazımı beklemeyip, henüz alınmamış olanları, “en çok duyduğunuz platformlardan” alın. Elbette çok konuşulan siteler Facebook, Twitter, FriendFeed, Youtube ve benim “ilk plandaki” önerilerim olarak da SlideShare ve Flickr. Eğer işinizle alakalı olduğunu düşünüyorsanız da MySpace‘ten de kullanıcı adınızı almanızda yarar var. Bu platformları neden kullanmamız gerektiğini ve nasıl kullanılacağını, diğer platform önerilerimle birlikte ilerleyen günlerde anlatacağım.
Her şeyden önce NameChk.com sitesinde kullanıcı ad(lar)ınızı kontrol etmenizi istememin sebebine dönelim. Eğer “taken” olanlar varsa, hemen o sitelere gidip adınıza yaratılmış profillere bir göz atın. Markanızın aleyhine bir durum olup olmadığını gözlemleyin. Eğer varsa, hemen site yönetimiyle iletişime geçin ve neler yapabileceklerini öğrenin. Ya da sitede bulunan gizlilik vs. kurallarını okuyun, yardım sayfalarını inceleyin ve neler yapabileceğinize bir bakın. Avukatınıza danışın. Sosyal medya üzerine yoğunlaşmış avukatlar da mevcut ülkemizde. Onları araştırıp (bu konuda benimle iletişime geçebilirsiniz, yardım etmeye çalışırım) onlardan da fikir alabilirsiniz. Fakat böyle bir durumla karşılaşmanız şu an için ülkemizde çok zor. Bizde karşılaşılan durum, genelde sadece o kullanıcı adının sizden önce alınmasıyla sınırlı kalıyor. Sizin çok yüksek fiyatlarla teklif yapıp, o kullanıcı adını satın alacağınızı ve çok büyük paralar kazanacağını düşünen gençler neden oluyor bu duruma. Birkaç örnek olay üzerinden hareket ederek (evet, birkaç olay var) onlar da bu işten para kazanacaklarını düşünüyorlar. Eğer durum sadece bundan ibaretse, iletişime geçip rica edin. Büyük ihtimalle reddedilirsiniz fakat yine de bir şansınızı deneyin. Aksi halde ise yine markanızı anlatan başka bir isim seçin ve o isimle yolunuza devam edin. İnanın isminizin “SosyalMarka” , “Sosyal-Marka” veya ”SosyalMarkaBlog” olmasında hiçbir sakınca yok. İsminizle değil, içeriğinizle değerlisiniz.
Gelelim ikinci aşamaya. Markamız hakkında neler konuşuluyor, basitçe kullanacağımız araçlarla bir göz atalım.
İlk yapacağımız iş, tabii ki Google‘a ismimizi yazıp aratmak olsun. Muhtemelen bunu yapmışsınızdır, yine de konu hakkında hiçbir fikri olmayan markalar da olabileceğini göz önünde bulundurarak önermiş olalım. Ayrıca markanız için en son 1 ay veya daha önce bu işlemi yaptıysanız, tekrar yapmanızı öneririm.
Twitter Search: Twitter, artık ülkemizde de sıkça kullanılan bir micro-blogging platformu. Basitçe anlatmak gerekirse insanlar 140 karaktere bağlı kalarak o anda ne yaptıklarını (tabii bu lafta kaldı artık), beğendikleri veya sevmedikleri herhangi bir şeyi, markalarla olan tecrübelerini, onlardan isteklerini (bizim için önemli olan kısım bu) gibi birçok konuda, “o anda akıllarına ne gelirse, ne düşünüyorlarsa, veya neyi paylaşmak istiyorlarsa” onu yazdıkları bir yer. Twitter’ın search aracını kullanarak markanız hakkında bir şey konuşulup konuşulmadığını öğrenebilirsiniz. Unutmadan, birkaç şekilde arama yapmanızda fayda var. SosyalMarka, Sosyal Marka, #sosyalmarka gibi…
Google BlogSearch: Google’ın bloglara endeksli arama motoru da bize bloglarda hakkımızda neler konuşulduğuna dair önemli fikirler verir. Yine değişik varyasyonlarda arama yapmakta yarar var.
FriendFeed Search: FriendFeed’e birçok platformdan birden içerik geldiği için, muhakkak kontrol edin.
Youtube Search: Youtube’da bizimle ilgili bir video var mı, kontrol etmekte fayda var.
Google Advanced Video Search: Yine işimize yarayabilecek bir araç Google’dan.
Bloxoo: Türk blog dizini servisi. Google BlogSearch’e ek olarak bu siteyi de kullanmanızda yarar var. Yapmanız gereken sitenin üst sağ tarafındaki arama kutusuna kelimenizi yazıp, çıkan sonuçlardan ”blog yazıları” kısmına tıklamak.
Ekşi Sözlük: Ekşi sözlük, geçtiğimiz yıllarda oldukça popüler olan “kutsal bilgi kaynağı”. Orada da muhtemelen hakkınızda bir şeyler yazılmıştır. Çünkü binlerce yazar, akıllarına ne gelirse onu yazıyorlar. Çocukluğumun geçtiği mahallede 10 metrekarelik dükkanında tantuni yapan “tantunici kenan abi”nin bile başlığı vardı, muhtemelen sizin de vardır. Girin ve hakkınızda neler yazılmış okuyun.
Blogcu: Blogcu da ülkemizdeki en etkin blog servisi. Orada da markanızı arayabilirsiniz. Aşağıdaki linkin sonuna aramak istediğiniz kelimeyi yazın. www.blogcu.com/etiket/markanız (Mümkünse tek kelime olsun)
Evet, ilk planda bunları yapmanız size büyük fayda sağlayacaktır. Ve son bir öneri daha. Hem bilgilenip, hem de biraz gülümsemek istiyorsanız, ne kadar sosyal olduğunuzu How Sociable ile ölçebilirsiniz. Sorularınızı ve skorlarınızı yorum bölümüne yazarsanız mutlu olurum. Gelecek yazıda pazarlama profesyonelleri için sosyal medya takip araçlarını değerlendireceğim. Daha doğrusu daha önce değerlendirmiş olduğum platformlardan aldığım notlarımı paylaşacağım. Eğer bu yazı beni kesmedi diyorsanız da, sizi şöyle alalım.

{ 5 comments… read them below or add one }
gerçekten başlangıç için çok güzel, bilgileyici bir yazı olmuş, elinize sağlık. 30 puanım varmış bu arada
http://www.howsociable.com/efe%20dincer
Merhaba Taci bey,
Öncelikle söylemeliyim ki blogunuzu severek takip ediyorum. Gerçekten başarılı bir iş çıkarıyorsunuz. Bir de Twitter Search’in yanında twitter aramaları için Loic Le Meur’ün seesmic.com’da açtığı yeni bir yazılım söz konusu. Değerli okuyucularınız http://www.seesmic.com adresinden ulaşabilirler.
Saygılar
Efe Bey çok teşekkürler. Puan konusunda ise hiç fena değilsiniz
Fakat bir öneri; kelimeleri ayrı yazdığınız zaman ayrı ayrı değerlendiriyor her ikisini de. Yani isminiz Ali, Ahmet gibi çok kullanılan isimler olsaydı puanınız katlanarak artacaktı. Birleşik yazmayı deneyin bir de. Ya da sadece nickinizle deneyin.
Alaettin bey, çok teşekkürler
Bu yazı yeni başlayanlar içindi. İlerleyen günlerde pazarlama profesyonelleri için de araç önerilerim olacak. Bahsettiğiniz ürün hiç fena değil gerçekten. Ama daha etkili sonuçlar veren farklı araçlar da var. Onlardan da bahsedeceğiz.
Merhaba Taci,
Yazmakta olduğum tezim için gerçekten yararlanabileceğim bir yazı olmuş. Teşekkürler bu başarılı paylaşım için.
Merhaba,
İki sorum olacak:
1- Türkçe sentiment analizini yapabilen bir program var mı?
2- Lithium-ScottLabs crawler’ına yeni sitelerin dışarıdan eklenebildiğini iddia ediyor. Bu gerçekten doğru mu?
Trial versiyonu için yaptığım tüm başvurulara rağmen geri dönüş yapmadığından inceleyemedim bir türlü
Elif
{ 1 trackback }