Monitoring

Daha önce yazdığım social media monitoring tools yazısı o zaman müthiş ilgi görmüştü. Fakat pek tabii ki üzerinden çok sular aktı ve hem insanların kullanım alışkanlıkları, hem de monitoring araçları değiştiler. Kimileri kendini başarıyla yeniledi, kimileri aynı kaldı, kimileri de kepenk indirdi.

Flowtown‘da denk geldiğim, Kissmetrics ve Oneforty‘nin birlikte hazırladığı “All About Social Media Monitoring Tools” infografiği, kelimenin tam anlamıyla harika olmuş. Hem güncel bilgiler içeriyor, hem de oldukça kapsamlı. Emeklere sağlık hakkaten.

Bu arada infografiği üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz. Beğenirseniz yazının sonundaki butonları kullanarak paylaşmaktan çekinmeyin.

 

social media monitoring tools2 All About Social Media Monitoring Tools (İnfografik)

{ 1 comment }

Satış Artırmak İçin Twitter

by Taci Yalçın on 19 Mayıs 2010

in Monitoring,Sosyal Medya,Twitter

Kimle konuşsam, kimi dinlesem laf Twitter’a gelince sorulan soru “nasıl para kazanacağız?” oluyor. Bu sorunun birçok cevabını vermek mümkün. İlerleyen zamanlarda diğerlerine de değiniriz. Ben bu yazıda sadece bir tanesine değineceğim. Aslında bu yazı biraz da monitoring‘in önemine de değiniyor.

Çok sevdiğim bir yöntem olmasına rağmen; nedense bunu dünyada çok az (çok çok az) marka kullanıyor. Sebebini anlayabilmiş değilim. Bilmediklerinden kullanmayanları bir kenara bırakarak konuşacak olursam; neden hala kullanmadıkları gerçekten çok çok garibime gidiyor.

Sosyal medya takip araçları yazımda birçok monitoring aracından bahsettim. Bunların içinde sadece Twitter’a odaklı olanlar da var. Yöntem çok basit. Twitter Search ile birlikte bu araçlardan birkaçını kullanarak; doğru anahtar kelimeleri (arama kelimelerini) belirleyerek kurulum yapmak, hepsinin RSS adreslerini bir yerde toplamak ve sadece takip etmek. Bu anlaşılmayan veya zor bir şey değil. Ve yöntemlerden sadece biri. (Bence en önemlisi)

Küçük işletmelere de faydalı bir öneri olması için, hayali bir marka üzerinden gidelim. Bu marka, küçük bir telefon satıcısı, telefon tamircisi olsun. Hedef kitlesi kim olabilir? Telefon alacaklar ve telefonunu tamir ettirecekler. Yani telefonu bozulanlar.

Sadece Twitter Search’te iki arama yapalım.

İlk anahtar kelimemiz “telefonum bozuldu” olsun.

telefonbozuldu Satış Artırmak İçin Twitter

Gördüğünüz üzere ilk çıkan sonuçlar bunlar. Yani neredeyse her gün birilerinin telefonu bozuluyor.

İkinci arama terimimiz ise yeni telefon alabileceklere hitaben. İlk akla gelen telefonunu kaybedenler oluyor tabii.

Anahtar kelime: “Telefonumu kaybettim”

kaybettim Satış Artırmak İçin Twitter

Gördüğünüz gibi yine neredeyse her gün birileri telefonunu kaybediyor. Yani muhtemelen önümüzdeki günlerde yeni telefon alacak potansiyel müşterileriniz.

İlk aklıma gelen diğer arama terimleri: Telefon alacağım, telefonumu değiştireceğim, telefonum kırıldı, telefonum sizlere ömür, hangi telefon, telefon önerileriniz, telefonumun tuşları bozuldu, ekranı çatladı …

İşinizle ilgili onlarca anahtar kelime tespit edip, bu yönde ilerlerseniz Twitter’da “tam da size hitap eden” binlerce kişi bulabilirsiniz. Her gün onlarca yeni müşteri edinebilirsiniz. Fakat burada en önemli nokta, onlara yaklaşımınız.

Eğer şirketinizin adıyla bir Twitter hesabı açarsanız, ve onlara bu hesapla cevap yazarsanız, hiç samimi görünmeyeceksiniz. Yapmanız gereken, kendi Twitter hesabınızla, veya şirketinizden bir çalışanı sadece Twitter ile görevlendirip, onun hesabıyla onlara cevap yazmalısınız. Yani “reply” yapmalısınız. Şöyle bir şey değil:

@blabla İsterseniz X markası olarak size yardımcı olabiliriz.

Şöyle bir şey:

@blabla Selamlar, çok üzüldüm. İsterseniz size yardımcı olabilirim. Tam olarak sorun nedir?

veya

@blabla Selam, gerçekten üzüldüm. İyi bir marka mıydı kaybettiğiniz telefon? Numaralarınızı kaybettiniz mi?

gibi önce kullanıcının “sorununa” odaklanıp, yani onunla kısmen arkadaş olup, sonra işinizden bahsetmelisiniz. Tabii ki kendi isminizle. Hepsi bu.

Bu arada Twitter demişken, beni de takip etmeyi unutmayın. Taci Yalçın

{ 5 comments }

Sosyal Medya Kampanya Örnekleri

by Taci Yalçın on 18 Nisan 2010

in Monitoring,Sosyal Medya

Gözlemlediğim kadarıyla “sosyal medya” başlığı altında en çok araştırılan 2 temel konu görüyorum. İlki social media monitoring tools, ikincisi ise social media case study olayı.

Sosyal medya takip araçlarını geçtiğimiz günlerde detaylıca listelemiştim. Bayağı kapsamlı bir liste olmuştu. Konuyla ilgilenip de görmeyenlerin incelemesini tavsiye ederim.

Bu yazıda ise, case study’leri listeleyeceğim. Ama monitoring tools’daki gibi listeyi ben yapmayacağım çünkü gerçekten çok zaman alıyor. Varolan 2 listeyi, daha doğrusu bir liste, bir wiki’yi paylaşacağım. Linkleri takip ederek işinize yarayacak birçok örnek bulabileceğinize eminim.

1- Mashable List

2- Being Peter Kim Wiki

Tam olarak case study listeleri olmasalar da, detaylı incelediğinizde içlerinde aradığınız case study’leri bulacaksınız.

{ 0 comments }

Merhabalar. Sosyal medya takibinin önemine daha önce “yeni başlayanlar düzeyinde” değinmiştim. Bu yazıda ise şimdiye kadar yapmış olduğum araştırmalardan, imlemelerden vs. ortaya çıkan birçok aracı 3 gruba ayırarak paylaşacağım.

Social Media Monitoring Sosyal Medya Takip Araçları (Social Media Monitoring Tools)

İlk grup ücretsiz araçlar kategorisi. Burada Youtube Search’ten İzlesene’ye, Twitter Search’ten Google’a kadar birçok “bildiğiniz” aracın yanında; bilmediğiniz, muhtemelen birçoğunu duymadığınız araçları listeleyeceğim.

İkinci grupta ise bütçesi kısıtlı olan ama bu iş için küçük miktarlarda para ayırabilecek olanlara hitaben, fiyatları en fazla 100 $ olan servisleri listeleyeceğim.

Üçüncü grupta ise aylık ücretleri 100 $’dan fazla olan araçları listeleyeceğim. “Yeni başlayanlar için iyi kaynak olmuş. Zaten çoktan başlayan sektör profesyonellerine yönelik de hazırlayacak mısın?” soruları gelmişti geçen yazıdan sonra. Onlar için de faydalı olacağına inanıyorum. Ürünlerin birçoğunu deneyip kullandım. Ama inanın hepsini tek tek araştırma yazısı olarak yazacak ne zamanım, ne de takadim var. O yüzden “şu servisin fiyatı ve özellikleri uygun, sence nasıl?” tarzı sorularınızı bana sorabilirsiniz iletişim bölümünden. Severek yardımcı olurum.

Not: Uzun zamana yayılan bir araştırma olduğu için, bazı servislerin fiyatları değişmiş olabilir. Bu yüzden oluşabilecek tüm mağduriyetlerinizde iletişim bölümünden küfürler savurabilirsiniz. Zaten olsa olsa birkaç dolar oynamıştır, o kadarcık da veriverin canım!

Not 2: Bazı servisler “social media monitoring işinde para yok, biz en iyisi süt ve süt ürünleri işine girelim” deyip kapanmış olabilir. Bu durumda da ne yapacağınızı biliyorsunuz.

Ücretsiz Servis ve Siteler:

compete (free version)

Fiyatı Aylık En Fazla 100$ Olan Servisler:

swixhq - aylık 49 dolar
bantamlive - aylık 49 dolar
buzzding - aylık 49 dolar
postrank - yıllık 99 dolar
wordtracker - aylık 59 dolar
pingdom - aylık 40 dolar
Mint - aylık 30 dolar.
Chartbeat, ilk 30 gün ücretsiz, aylık 10 dolar
Raven, aylık 79 dolar, ilk ay ücretsiz, sınırsız site, 5 keyword.
ViralHeat, aylık 89 dolara business sınıfı
Ubervu, 30 keyword aylık 50 dolar.
Reputation Defender aylık 15 euro
reputationhq, aylık 50 dolar
startpr, aylık 50 dolar 15 kelime
imooty, aylık 49 euro
Fiyatları 197 $ ile 999 $ Arasında Değişen Servisler:

ScoutLabs, aylık 449 dolar, 10 search.
BrandsEye, aylık 350 dolar - Sınırsız
Trendrr, aylık 999 dolar - Sınırsız
thesearchmonitor aylık 399 dolar
buzzstream aylık 199 dolar
trackur aylık 197 dolar
jamiq 10 keyword aylık 500 dolar
socialmediamonitoring 1 300x299 Sosyal Medya Takip Araçları (Social Media Monitoring Tools)
Uzun bir liste oldu sanırım. Ama faydalı olacağına eminim. Unuttuklarım da muhakkak olmuştur. Zaten amaç tüm servisleri listelemek değil, gözüme çarpanları, ilgimi çekenleri listelemekti. “Şunu da ekle” diyorsanız belirtin, ekleyeyim. Bir de arada sırada gezinirken gördüğüm servisleri de Twitter profilimden paylaşıyorum. Takip etmek isterseniz buyurun.
Ek Not: Bu listeyi hazırladığımda yayında olmayan Somedya ise profesyonel bir monitoring aracı olarak faaliyete geçti. Türkçe olan bu servisi de incelemenizi öneririm.

{ 10 comments }

Özellikle yeni kurulacak markaların artık dikkat etmesi gereken bir şey var. Sosyal medya takibi.

Sosyal medya takibinin ne olduğuna kısaca değinerek giriş yapalım. Sosyal mecralarda “markanızın” veya kişisel olarak sizin hakkınızda konuşulanları takip etmeniz anlamına gelir. Raporlama, analiz vs. gibi birçok bölümü olan bir kavram olsa da, temelde sosyal medya takibi, bu demektir. Birçok araç bunu ücretsiz olarak çok detaylı olmasa da yapıyor ve ücretli olanlar da var elbette. Genelde markanızın isminin geçtiği platformları size düzenli olarak RSS veya mail aracılığıyla bildiren bu servislerin en önemli özelliği, “kelime bazlı” arama yapmalarıdır.

Yani isminiz “Ali Kaya” gibir bir şey ise burada işiniz çok zor. Ama kimsede olmayan bir isim ve soyisminiz varsa, sosyal medya takibi konusunda oldukça avantajlısınız demektir.

Buradan hareketle, markamıza isim koyarken, daha önce hiç kullanılmamış, Google aramalarında pek fazla sonuç vermeyen (neredeyse hiç) isimler bulmamız, bize çok büyük avantaj sağlayacaktır. Sosyal medyanın gidişatına baktığımızda, özellikle 2010 yılı içinden başlayarak ilerleyen yıllarda sosyal medya takibinin çok daha önemli bir kriter olacağını gözlemleyebiliyoruz.

İlgilenenler, başlangıç seviyesindeki takip için sosyal medya takip araçları başlıklı yazımı okuyabilirler.

İlerleyen günlerde, zaman buldukça sosyal medya takibi, sosyal medya dinleme ve sosyal medya izleme gibi başlıklar altında aldığım notlarımı sıkça paylaşıyor olacağım.

Bir detay da domain canavarları için. Belirlediğiniz marka isminin .com’unun boşta olması yetmez. Tamam, müthiş bir isimse ve tek başına değer arz ediyorsa, sosyal medya takibinde yaratacağı bu handikapı göz ardı edebilirsiniz fakat bu kriteri sağlamıyorsa, değiştirmenizi öneririm. İleride markanızı dinlemek için çok uğraşacaksınız çünkü.

{ 1 comment }

social media waste of time 300x213 Sosyal Medya Takip Araçları (Yeni Başlayanlar İçin)

Sosyal medya takibinin ülkemizde henüz çok yeni bir kavram olduğunu belirtmekle birlikte; aslında dünyada da pek gelişmiş olduğunu söyleyemeyiz. Fakat ne kadar önemli olduğunun pazarlama profesyonelleri farkındalar ve sürekli bu alanda çalışmalar yapıyorlar; yeni araçlar keşfetmeye ve geliştirmeye çalışıyorlar. Çünkü çoğu araç birbirinin taklidi şeklinde ve sınırlı özellikler sunmaktan öteye gidemiyor.

İşte bu noktada, diğerlerinden az da olsa öne çıkan araçları değerlendirmekte fayda var. İncelediğim 100′den fazla ücretsiz aracın içinden bazılarını sizlerle paylaşacağım.

Bazı araçları yeni başlayanlar için, bazılarını da pazarlama profesyonelleri için önereceğim. Bu yazımda yeni başlayanlar için olan araçları değerlendireceğim. Yani hepimizin bildiği şeyleri. Pazarlama profesyonelleri bu yazıyı şu ana kadar okuduysalar hemen bırakıp bir başka yazıya geçsinler. Kendilerini muhtemelen ilkokulda derse giren üniversite öğrencisi gibi hissedeceklerdir.

Öncelikle sosyal medya takibi nedir ve neden yapılmalıdır bundan bahsedelim. Sosyal medya takibi (izleme, dinleme) markamız hakkında online mecralarda neler konuşulduğunu, bizden şikayeti olan müşterilerimizin/takipçilerimizin nelerden şikayet ettiklerini, markamızdan beklentilerini, markamızla yaşadıkları olumlu deneyimleri, kısaca “arkamızdan konuşulan” olumlu veya olumsuz birçok şeyi görebilmemizi sağlar. Tabii cümle böyle olunca markamız için çok müthiş olacağını düşünüyoruz. Kuşkusuz öyle de, fakat mükemmel bir sosyal medya takibi sağlamak 2010 yılı içinde pek mümkün olmayacak gibi. Özellikle SEO çılgınlığının ve az da olsa teknoloji yetersizliğinin bunda büyük etkisi var. Marka takibini terimlerle yapmak zorundayız ve ana unsurumuz “terimler” olunca; oluşan bilgi yığını ve kirliliğini ayıklamak da oldukça zor oluyor. Birçok sitenin “kendi” arama motorları bile çok doğru sonuçlar vermezken; hiç girmediğimiz, adını bile duymadığımız platformlarda hakkımızda neler konuşulduğunu %100 olarak bulabilmemiz de şu an için pek mümkün görünmüyor. Yine de markamız için oldukça faydalı olacak bazı araçları değerlendirmekte fayda var.

Yeni Başlayanlar İçin:

“Marka” adı altında genel tabirlerle konuştuğum için, birçok markanın işine yaramayacak ya da çok az yarayacak bilgiler verebilirim. O yüzden bu yazı dizisinin ilerleyen bölümlerinde onlar da işlerine yarayacak araçları bulabilecekler.

Öncelikle ilk işimiz bizim hakkımızda konuşulanları öğrenmek değil de, “bizim adımıza” konuşanlar var mı, onları tespit etmek olsun. Çünkü sosyal medya gerçekten de sayısız karakterde insan barındırıyor. Ruhumuz bile duymadan birileri bizim adımıza konuşuyor olabilir. Bunu geç farketmenin sonuçları da tahmin edeceğiniz gibi felaket olur. Müşterileri yanlış yönlendirme, marka kimliğini zedeleme, iki yüzlü tavır takınıp çaktırmadan bizim dilimizle rakibimize müşteri yönlendirme gibi birçok kötü sonuçla karşılaşabiliriz. Amerika’da bu tarz olaylar sıkça oluyor ve ülkemizde de görmemiz 2010 yılı dahilinde kaçınılmaz gibi.

Bu bağlamda ilk yapmamız gereken, sosyal medyadaki ilk ve en önemli varlığımızı; ismimizi kontrol etmemiz anlamına geliyor. Sosyal medya takibiyle ilgileniyorsanız, web sitenizin olduğunu varsayıyorum ve ondan sonraki en önemli şeye, kullanıcı adları konusuna geliyorum. Şu siteyi kullanarak isminizi bir kez girerek birçok sosyal medya platformunda kullanıcı adınızın alınıp alınmadığını görebilirsiniz. Önemli olanları ve kullanmamız gerekenleri ilerleyen yazılarda paylaşacağım. Fakat siz benim ilerki yazımı beklemeyip, henüz alınmamış olanları, “en çok duyduğunuz platformlardan” alın. Elbette çok konuşulan siteler Facebook, Twitter, FriendFeed, Youtube ve benim “ilk plandaki” önerilerim olarak da SlideShare ve Flickr. Eğer işinizle alakalı olduğunu düşünüyorsanız da MySpace‘ten de kullanıcı adınızı almanızda yarar var. Bu platformları neden kullanmamız gerektiğini ve nasıl kullanılacağını, diğer platform önerilerimle birlikte ilerleyen günlerde anlatacağım.

Her şeyden önce NameChk.com sitesinde kullanıcı ad(lar)ınızı kontrol etmenizi istememin sebebine dönelim. Eğer “taken” olanlar varsa, hemen o sitelere gidip adınıza yaratılmış profillere bir göz atın. Markanızın aleyhine bir durum olup olmadığını gözlemleyin. Eğer varsa, hemen site yönetimiyle iletişime geçin ve neler yapabileceklerini öğrenin. Ya da sitede bulunan gizlilik vs. kurallarını okuyun, yardım sayfalarını inceleyin ve neler yapabileceğinize bir bakın. Avukatınıza danışın. Sosyal medya üzerine yoğunlaşmış avukatlar da mevcut ülkemizde. Onları araştırıp (bu konuda benimle iletişime geçebilirsiniz, yardım etmeye çalışırım) onlardan da fikir alabilirsiniz. Fakat böyle bir durumla karşılaşmanız şu an için ülkemizde çok zor. Bizde karşılaşılan durum, genelde sadece o kullanıcı adının sizden önce alınmasıyla sınırlı kalıyor. Sizin çok yüksek fiyatlarla teklif yapıp, o kullanıcı adını satın alacağınızı ve çok büyük paralar kazanacağını düşünen gençler neden oluyor bu duruma. Birkaç örnek olay üzerinden hareket ederek (evet, birkaç olay var) onlar da bu işten para kazanacaklarını düşünüyorlar. Eğer durum sadece bundan ibaretse, iletişime geçip rica edin. Büyük ihtimalle reddedilirsiniz fakat yine de bir şansınızı deneyin. Aksi halde ise yine markanızı anlatan başka bir isim seçin ve o isimle yolunuza devam edin. İnanın isminizin “SosyalMarka” , “Sosyal-Marka” veya ”SosyalMarkaBlog” olmasında hiçbir sakınca yok. İsminizle değil, içeriğinizle değerlisiniz.

Gelelim ikinci aşamaya. Markamız hakkında neler konuşuluyor, basitçe kullanacağımız araçlarla bir göz atalım.

İlk yapacağımız iş, tabii ki Google‘a ismimizi yazıp aratmak olsun. Muhtemelen bunu yapmışsınızdır, yine de konu hakkında hiçbir fikri olmayan markalar da olabileceğini göz önünde bulundurarak önermiş olalım. Ayrıca markanız için en son 1 ay veya daha önce bu işlemi yaptıysanız, tekrar yapmanızı öneririm.

Twitter Search: Twitter, artık ülkemizde de sıkça kullanılan bir micro-blogging platformu. Basitçe anlatmak gerekirse insanlar 140 karaktere bağlı kalarak o anda ne yaptıklarını (tabii bu lafta kaldı artık), beğendikleri veya sevmedikleri herhangi bir şeyi, markalarla olan tecrübelerini, onlardan isteklerini (bizim için önemli olan kısım bu) gibi birçok konuda, “o anda akıllarına ne gelirse, ne düşünüyorlarsa, veya neyi paylaşmak istiyorlarsa” onu yazdıkları bir yer. Twitter’ın search aracını kullanarak markanız hakkında bir şey konuşulup konuşulmadığını öğrenebilirsiniz. Unutmadan, birkaç şekilde arama yapmanızda fayda var. SosyalMarka, Sosyal Marka, #sosyalmarka gibi…

Google BlogSearch: Google’ın bloglara endeksli arama motoru da bize bloglarda hakkımızda neler konuşulduğuna dair önemli fikirler verir. Yine değişik varyasyonlarda arama yapmakta yarar var.

FriendFeed Search: FriendFeed’e birçok platformdan birden içerik geldiği için, muhakkak kontrol edin.

Youtube Search: Youtube’da bizimle ilgili bir video var mı, kontrol etmekte fayda var.

Google Advanced Video Search: Yine işimize yarayabilecek bir araç Google’dan.

Bloxoo: Türk blog dizini servisi. Google BlogSearch’e ek olarak bu siteyi de kullanmanızda yarar var. Yapmanız gereken sitenin üst sağ tarafındaki arama kutusuna kelimenizi yazıp, çıkan sonuçlardan ”blog yazıları” kısmına tıklamak.

Ekşi Sözlük: Ekşi sözlük, geçtiğimiz yıllarda oldukça popüler olan “kutsal bilgi kaynağı”. Orada da muhtemelen hakkınızda bir şeyler yazılmıştır. Çünkü binlerce yazar, akıllarına ne gelirse onu yazıyorlar. Çocukluğumun geçtiği mahallede 10 metrekarelik dükkanında tantuni yapan “tantunici kenan abi”nin bile başlığı vardı, muhtemelen sizin de vardır. Girin ve hakkınızda neler yazılmış okuyun.

Blogcu: Blogcu da ülkemizdeki en etkin blog servisi. Orada da markanızı arayabilirsiniz. Aşağıdaki linkin sonuna aramak istediğiniz kelimeyi yazın. www.blogcu.com/etiket/markanız (Mümkünse tek kelime olsun)

Evet, ilk planda bunları yapmanız size büyük fayda sağlayacaktır. Ve son bir öneri daha. Hem bilgilenip, hem de biraz gülümsemek istiyorsanız, ne kadar sosyal olduğunuzu How Sociable ile ölçebilirsiniz. Sorularınızı ve skorlarınızı yorum bölümüne yazarsanız mutlu olurum. Gelecek yazıda pazarlama profesyonelleri için sosyal medya takip araçlarını değerlendireceğim. Daha doğrusu daha önce değerlendirmiş olduğum platformlardan aldığım notlarımı paylaşacağım. Eğer bu yazı beni kesmedi diyorsanız da, sizi şöyle alalım.

{ 6 comments }